Küresel siyaset ve Uluslararası İlişkiler yüksek lisansımı “Uluslararası Beyin Göçü Dinamikleri: Hindistan ve Türkiye Kıyaslaması” tezimi başarıyla vererek Aralık 2024 sonu bitirdim. Sonrasında tezimi kitaplaştırma sürecine girdim. Bu süreç bambaşka, sürprizler, dostluklar, şükran dolu ve belki ileride hakkında bir yazı yazarım. Şubat 2025 sonunda kitabım basımı gerçekleşti. Online ortamda satışına Mart 2025’de başlandı. Kitapçıların raflarına ulaşması çok daha geç bir zamana, Nisan 2025’e uzadı.
Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısı;
21. Yüzyılın dijital dünyasında daha iyi iş fırsatları, yüksek maaşlar ve gelişim imkanları sunan ülkeler, yetenekli bireyleri kendilerine çekerken, bu süreç geride kalan ülkeler için ciddi bir kayıp anlamına geliyor. Türkiye de bu küresel hareketlilikten yoğun şekilde etkileniyor. Nitelikli insan kaynağı açısından Avrupa’nın en büyük ikinci ülkesi olan Türkiye, özellikle son on yıldır ne yazık ki yetiştirdiği yeteneklerin birçoğunu yurt dışına kaptırıyor. Ancak bu durumu değiştirmek mümkün mü?
Bu kitap, Hindistan ile Türkiye örneklerini karşılaştırarak bu sıcak soruya yanıt arıyor. Hindistan’ın yıllardır en fazla beyin göçü veren ülke olarak geliştirdiği stratejilerle kazandığı başarıları Türkiye’nin benzer dinamikleriyle kıyaslayarak süreçten nasıl fırsatlar yaratılabileceğine dair okuyucuya kapsamlı bir perspektif sunuyor. Sadece bir analiz değil, aynı zamanda geleceğin Türkiye’si için bir yol haritası olan eser, göç olgusunu ‘kayıptan kazanca’ çevirmenin mümkün olduğunu gözler önüne seriyor.
Yol gösterici bir rehber niteliğinde olan çalışma, beyin göçünü bir kayıp olmaktan çıkarıp kazanıma dönüştürmenin yollarını keşfetmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak konumunda.
İçeriğe gelince:
Altı bölümden oluşan kitabımda birinci bölümde uluslararası beyin göçünün manzarasını özellikle ekonomik boyutlarıyla göçü alan ve veren ülkeler bakımından inceledim. İkinci bölümde dünya çapında yaşanmakta olan beyin göçünün kaçınılmazlığını tartışmak üzere ‘yetenek açığı’ kavramını hem global hem de Türkiye perspektifinden sundum. Üçüncü bölümde ise Hindistan’ı en büyük beyin göçü verdiği ülke olan ABD üzerinden analiz ederek, Hindistan’ın mevcut iktidarının beyin göçü politikaları ve uygulamaları ile beyin göçünde ülkedeki son durumu mercek altına aldım. Dördüncü bölüm Türkiye’nin yaşamakta olduğu beyin göçü süreci ile mevcut AKP Hükümeti’nin politika ve uygulamalarının etraflıca incelenmesine ayrılmıştır. Kitapta Hindistan ve Türkiye aynı metot ve başlıklar üzerinden irdeledim. Bu ortaklıkla amacım beşinci bölümde gerçekleştirilen Hindistan ve Türkiye kıyaslanmasının okuyucu tarafından rahat takip edilebilirliğini sağlamaktı. Genel değerlendirmeler, öneriler ve sonuç bölümüde ise beyin göçünü kazanıma dönüştürme konusunda Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) – Türkiye Bilim Akademisi (TÜBA)’nin Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 4. Kurultayı Odak Grup önerileri ve Hindistan’dan alınacak dersler yanında Türkiye’nin beyin göçünü orta ve uzun vadede nasıl kazanıma dönüştürülebileceğine dair on bir adımdan oluşan önerilerimi sundum.
Keyifli okumalar.